Biden, Trump’ın Ukrayna barış planının “modern çağ yatıştırma politikası” olduğunu söyledi
Investing.com — Trump yönetiminin Ukrayna’ya olası bir barış anlaşması karşılığında Rusya’ya toprak verme baskısı “modern çağ yatıştırma politikasına” benziyor. Eski ABD Başkanı Joe Biden böyle değerlendirdi.
Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra verdiği ilk röportajda Biden, BBC’ye şunları söyledi: “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’ya bazı toprak tavizleri içeren bir anlaşma sağlansa bile Ukrayna’ya yönelik saldırılarını muhtemelen durdurmayacak.”
Mevcut ABD Başkanı Donald Trump, Ocak ayında ikinci dönemine başladığından beri Ukrayna ve Rusya arasında barış sağlamak için çaba gösteriyor.
Trump yönetimi yetkilileri, olası bir anlaşmanın Rusya’ya yeni topraklar verilmesini içerebileceğini öne sürdü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance özellikle toprak sınırlarının “bugünkü duruma yakın” dondurulabileceğini belirtti. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Ukrayna’nın 2014 öncesi sınırlarını geri getirmeyi savunan bir barış planının “gerçekçi olmayacağını” söyledi.
Reuters’ın bildirdiğine göre, ABD’nin ateşkes önerileri Kırım’ın resmen Rusya’nın bir parçası olarak tanınmasını ve Ukrayna’nın diğer bölgelerinde Rus kontrolünün kabul edilmesini içerebilir. Trump yönetimi bu detayları doğrulamadı.
Buna karşılık, Ukrayna ABD’den güçlü güvenlik garantileri alacak ve Avrupa Birliği’ne üyelik yolunu sürdürebilecek. Ancak Kiev, NATO savunma ittifakına katılmayı hedeflememeyi kabul edecek.
Trump, Ukrayna ve Rusya arasında “favorisi olmadığını” vurguladı. Sadece çatışmayı durdurmak istediğini belirtti. Bununla birlikte, raporlar Beyaz Saray’da bir anlaşmaya varılamamasından dolayı hayal kırıklığının arttığını gösteriyor. Özellikle Trump’ın göreve başladıktan sonraki ilk 100 gün içinde çatışmayı sona erdirme kampanya vaadi ışığında bu durum öne çıkıyor.
Şubat 2022’de Ukrayna’daki çatışmanın patlak vermesi sırasında başkan olan Biden, Trump yönetiminin tutumunun “yatıştırma politikasına” benzediğini söyledi. Bu, eski İngiliz Başbakanı Neville Chamberlain’in 1930’larda küresel bir savaşı önleme çabasının bir parçası olarak Nazi Almanyası’nın taleplerini yatıştırma kararına atıfta bulunuyor.
Biden, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkinin de tehlikeye girdiğini savundu. Bölgenin Washington’ın liderliğine olan güvenini kaybedebileceğini ekledi. Avrupa’daki hükümetler savunma için finansmanı artırma konusunu açıkça tartışmaya başladı. Trump yönetiminin son açıklamaları, ABD’nin sağladığı uzun süredir devam eden güvenlik desteği konusunda endişeleri artırdı.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.






